Türkiye yargısı Avrupa’nın ana gündemi

  • 09:06 27 Kasım 2021
  • Güncel
 
Şehriban Aslan
 
DİYARBAKIR - Avrupa Parlamentosu Komisyon toplantısına katılan İHD Eş Genel Başkan Yardımcısı Avukat Rahşan Bataray, katıldığı toplantıda Türkiye yargı sisteminde yaşanan hak ihlallerinin ana gündemi oluşturduğunu ifade etti.
 
“Türkiye’de yargı sisteminin durumu ve yasalarda temel haklara saygı” konulu Avrupa Parlamentosu Komisyon toplantısı 15 Kasım’da gerçekleşti. Komisyonun Türkiye’den doğru İnsan Hakları Derneği’ne (İHD) davetiye göndermesi üzerine İHD Eş Genel Başkan Yardımcısı Avukat Rahşan Bataray toplantıya online olarak katıldı. Rahşan, katıldığı toplantıya dair değerlendirmelerde bulundu.
 
‘Konu başlığı yargı tarafsızlığıydı’
 
Toplantının ana konusunun Türkiye’nin yargı sistemi olduğunu belirten Rahşan, “Konu başlığı direk yargının tarafsızlığına ilişkindi. Bende İHD adına yargı eliyle yürütülen baskı politikaları, bundan kaynaklı doğan hak ihlalleri, yargının durumu, cezaevleri, Kürt siyasetçilere dönük baskılara ilişkin geniş bir sunum yaptım. Online bir toplantıydı ama verimli geçti diyebilirim” dedi.
 
‘Cezasızlık politikası Türkiye tarihiyle eş değer’
 
Rahşan, İHD üyeleri ve yöneticilerinin de ya tutuklu olduğunu, ya yargılandığını ya da yurt dışına gitmek zorunda kaldığına dikkat çekti. Rahşan, yine Kürt siyasetçilerine dönük her eylem, her açıklama ve her etkinliğin yargılama konusu yapıldığını ve bunlara ilişkin ayrıntılı veri ve raporları paylaştıklarını belirtti. Rahşan, “Ayrıca sunumumuzu üçayaktan oluşturduk. Birincisi muhalif kesimlerin gözaltı ve tutuklamalarla susturulmaya çalışılması, ikincisi cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleriydi. Cezaevlerinde pandemi ve yargı kullanılarak pervasızca tutumunu da sunarken ağır hasta tutukluların durumunu da dile getirdik. Yine İmralı Cezaevi’nde uygulanan tecride dikkat çekerek, Türkiye Cumhuriyeti’nin hem kendi hem de uluslararası mevzuata aykırı bir şekilde davrandığını belirttik. Son olarak ise yargının çok uzun yıllardır yürütülen cezasızlık politikası, Türkiye tarihiyle eş değer olduğunu ifade ettik” sözlerini kullandı.
 
‘Cezasızlık politikalarına dikkat çektik’
 
“90’lı yıllar ve son dönemlere ilişkin yargının özellikle Kürtlere dönük devlet yetkilileri eliyle işlenen suçlara baktığımızda cezasızlığın nasıl istisnasız bir şekilde uygulandığını somut dosyalar üzerinden gösterdik” diyen Rahşan, “Faili meçhuller, kayıp olaylarına ilişkin dosyaların takipsiz bırakılması, zaman aşımından dolayı düşürülmesi; 2010’lu yıllardan sonra barış sürecinde hak ve hukuk savunucularının büyük mücadeleleri sonucunda yargı önüne bir kaç faili meçhul dosyada nasıl beraat kararları verdiğini söyledik. Bu beraat kararlarını paylaştık. Ayrıca bu cezasızlıkla mücadele eden insan hakları savunucusu Tahir Elçi’nin bu mücadeleyi yürütürken ne şekilde yaşamını yitirdiğini ve dosyasında nasıl cezasızlık politikasının uygulandığını dile getirdik” şeklinde konuştu.
 
‘Daha sert adımlar atılması kanısındaydılar’
 
Komisyona son olarak bir çağrıda bulunduklarına vurgu yapan Rahşan, “Bu yönlü durumlar için yapacakları eylem ve etkinliklerin biraz daha etkili olması gerektiğini belirttik. Sadece basit bir açıklamayla geçiştirmemeleri gerektiğini ve o günde gündemde olan Polonya ve Belarus sınırındaki göçmenlere yönelik de çağrıda bulunmaları yönünde karar almaları önerisinde bulunduk. Zaten parlamentoya katılanların hepsi Türkiye’de ki yargı sistemine o kadar hakimdiler ki bütün ihlalleri çok ayrıntılı biliyorlardı. Bizlerde düzenli olarak verilerimizi ve raporlarımızı onlarla paylaşıyoruz. Ama onların kendi içlerinde olan bir tartışmaları vardı. ‘Evet, bu kadar ihlal var fakat biz her yıl sadece buna ilişkin görüş ve önerilerimizi açıklamakla mı duracağız yoksa Avrupa Birliği’ne (AB), Türkiye konusunda daha sert ve somut adım atılması için çağrıda mı bulunacağız?’ Genelde bu yönlü tartışmalar vardı. Onlar daha sert adımlar atılması gerektiği kanısındaydı” ifadelerine yer verdi.